Güney Kore – Seoul Gezisi

Haziran 2016 gerçekleştirdiğim Güney Kore – Seoul gezisi hakkında siz okurlarıma yaşadığım tecrübelerimi paylaşmak, hemde benim için çok güzel bir macera olan bu geziyi ölümsüzleştirmek istedim. Bu yüzden sizlere Kore gezim ile ilgili notlarımı paylaşmak isterim şimdiden gidecekler için iyi seyirler… Not: Eğer Güney Kore – Seoul gitme gibi bir niyetiniz varsa bunu kesinlikle ertelemeyin. Ben kendimi hep bir İstanbul aşığı olarak değerlendiriyim, İstanbul dışında bir şehirde yaşayamam gözüyle bakarım fakat Seoul görünce tüm fikirlerim değişti. Şuanda tekrar gitmek üzere can atıyorum. Yalnızca bir şeyi itiraf edicem yemekler ve o yemeklerden kaynaklanan kokular, bunların dışında her şeyin muhteşem olduğu bir şehir Seoul. Önemli NOT: yanınıza naneli sakız almayı kesinlikle unutmayın can kurtarıyor.

IMG_5293_1

Pasaport – Vize: Güney Kore‘nin güzel yanıda vize istememesi, yalnızca pasaportunuz ve çantanızı alıp Kore‘ye uçabilirsiniz. Giderken vize olmadığı halde konsolosluk vizesi alsam mı diye düşündüm. Ama buna hiç gerek kalmadı Kore‘ye girişte hiçbir sıkıntı çekmedim gayret güzel yüzlü bir şekilde sizi karşılıyorlar. Yalnızca size uçakta iki adet küçük bir form doldurtuyorlar. Bunlardan birincisi kişisel bilgilerinizi adresinizi, mesleğiniz, gezi sebebinizi gibi kişisel bilgileri giriyorsunuz. İkincisi ise gümrük ile alakalı yanızda getirdiğiniz eşyalarla ilgili yanlış hatırlamıyorsam 10.000 dolar ve üstü paranız var mı, yiyecek gibi bir şeyler getirdiniz mi gibi soruları kapsıyordu.

Bunlardan ilkini pasaport kontrolünde veriyorsunuz ikincisini havalanın kapısında gümrük memurlarına teslim ediyorsunuz. Son olarak pasaport kontrolünde sizin parmak ve göz izlerinizi alıyorlar. Önemli bir not ingilizcesi yetersiz olanlar için daha bir önemli, pasaport kontrolü sırasında önünüzde bir ekran ve sesli komutlar ile tamamen Türkçe olarak size tüm yapmanız gereken yönergeleri anlatıyor. Eğer ingilizcenize güvenmiyorsanız panik yapmanıza gerek yok.

IMG_5738_1

Ulaşım: Güney Kore-Seoul aktarmasız uçuş yapmak için üç alternatifiniz var bir Türk Hava Yolları iki Asiana Airlines üç Korean Air direk uçuşlar gün içinde 3 kez gerçekleşiyor. Eğer aktarmalı bir uçuş tercih ediceksiniz bu diğer havayollarının farklı seçenekleri mevcut. Aktarmasız uçuşlar 1.500 TL ile 6.000 TL arasında değişiyor eğer biraz takip edebilirseniz 1.500 TL ye direk uçuş bulabilirsiniz. Ben THY’ın 18:35 uçağı ile uçuş gerçekleştirdim biletimi bir hafta önce almıştım yaklaşık 3.000 TL civarında bir ücret ödemiştim. Aktarmasız uçuş ile Türkiye – Güney Kore uçuş zamanı 10 saat, Güney Kore – Türkiye ise 11 saat sürmekte. THY kalite ve hizmetini zaten anlatmaya gerek yok sanırım. Gerçekten kaliteli bir hizmet sunuyorlar. Bu arada THY yollarında verilen yemeği kesinlikle yiyin zira bu sizin son yemeğiniz olabilir artık normal bir yemeği unutun Koredesiniz!

Uzun bir yolculuk sonrasında kendinizi Incheon International Havalimanında buluyorsunuz. Burası şehir merkezinin dışında bir ada. Uçağınız güzel bir adaya iniyor ben inerken Seoul Merkezinin ışıklarını izlemeyi hayal etmiştim bu benim için biraz hayal kırıklığı oldu doğrusu. Burda önemli bir not uçaktan inip aprondan havalanına geçmek için metroya biniyorsunuz. Bu metroya geldiğinizde yanlış çıkışa geldiğinizi düşünürseniz endişe etmeyin. Kişisel NOT: metroya binerken insanları gözlemlerin. Ne kadar birbirlerine saygılı ve nizami olduklarını o anda anlıcaksınız. Insanların metro kapısının önünde sağlı sollu sıra halinde bekleyerek içerdiklerin boşalmadan kimsenin binmediği bir saygınlık darısı İstanbulluların başına.

IMG_5727_1

Para: Güney Kore‘nin para birim won, yanınızda getirdiğiniz parayı hemen havalanında bozdurabilirsiniz. Ben exchange office de ve de Bankalarda para bozdurdum kur farkı fazla olmuyor ikisi arasında tercih size kalmış. Ama genel olarak Kore pahalı bir ülke ben 5 günde otel ve uçak bileti hariç yaklaşık 1000 dolar para harcadım. Size paranın alım değeri olarak söyle bir örnek vericem Mc Donald’s da iki kişilik bir tavuk menu’ye bizde king chicken tarzı 35.000 Won ödüyordum yaklaşık olarak 32 Dolar sizde bu örnekten yola çıkarak kendi hesabınızı yapabilirsiniz.

Şehir İçi Yolculuk: Seoul‘de ulaşım için bir çok alternatifiniz var. Hızlı trenler, Metrolar, Otobüsler, Taksiler ve de liman Şehri olduğu için tekneler. Seoul‘un şehir içi ulaşımı hakkında size tek bir şey söyleyebilirim, çok büyük geniş yollara sahip nizami bir şekilde tasarlanmış bir şehir olmasına rağmen özellikle mesai saatlerinde müthiş bir trafik oluşuyor. Fakat toplu ulaşım sistemleri çok gelişmiş olduğundan dolayı bir sıkışıklık problemi yaşamıyorsunuz. Zaten, bizim gibi zincirlikuyu metrobüs aktarması yaşayan insanlar için bu saatten sonra onların trafik dediği bizim için sıfır trafik. Çünkü biz metrobüs ile trafik konusunda doktara yapmış insanlarız.

Otobüs yolculuğu, şehrin neredeyse tüm yolları 4 şeritten oluşuyor ve en sol şeritleri bizim metrobüs sistemi gibi otobüslere ayrılmış pozisyonda. Fakat dikkatimi çeken nokta bizde ki gibi bir tel örgüyle ayrıma durumu yok mavi bir şerit çizmişler hepsi bu; kimse o şeridi kullanmıyor. sistem mükemmel işliyor. Otobüse binmek için aynı bizim akbil sistemleri gibi kartlar alıyorsunuz. Bu kartları otobüs duraklarında ki otomotlardan temin edebilirsiniz.

Metro yolculuğu, şehrin en güzel tarafı diyebilirim. Yukarıdan daha kalabalık olduğu kesin. Müthiş bir metro ağı sistemi var, ilk başta çok karmaşık gibi gözükse de ilk yolculuğunuzdan sonra her şeyi çözüyorsunuz. Metro sistemi 8 ayrı ana hattan oluşuyor hepsi ayrı bir renkte renklendirilmiş tek yapmanız gereken elinize haritayı alıp gitmek istediğiniz hattın rengini takip etmek. İstasyonlarda yönler hem yazıyla hemde renklerle belirlenmiş. Sizin yapmanız gereken tek şey renk çizgilerini takip etmek. Bir diğer önemli konu gideceğiniz yer isimleri, yer isimleri hem telafuz olarak hemde yazım olarak bizlere çok zor geliyor fakat her istasyonun isminden (tüm şehir tabelaları hem kore dilinde hemde latin alfabesi ile yazılmış durumda) farklı bir de istasyon numarası var ve bu numaralar çok nizami bir şekilde sıralanmış. Bu numaraları takip ederek istediğiniz yere gitmek daha kolaylaşıyor. Sadece aktarım yapmak istediğiniz zaman aktarım istasyonlarını kaçırmayın. Kore’de toplu ulaşım ücretleri çok uygun belli zonlar var. O zonlar arası yolculuk 3.700 won yani 3,4 dolar civarında. Metroya binmek için yine aynı şekilde metro kartı alıyorsunuz. bu kartlar depozitolu metro çıkışlarında depozitonuzu almayı unutmayın yaklaşık 300 won iade ediyor. Bu paraları küçümsemeyin bir turist için çok önemli bir günde eğer gezgin biri iseniz 10 nun üzerinde sefer yapıyorsunuz.

Taksi yolculuğu, şehir de 3 tip taksi bulunuyor. Siyah, gri ve sarı olmak üzere. Siyah taksiler turistler ve iş adamları için oldukça lüks taksiler size müthiş bir hizmet sunuyorlar korede bir özel şoförünüz varmış gibi bir izlenim uyanıyor sizde. Birden fazla dil biliyorlar ingilizceleri oldukça iyi. Tabiki de bu hizmetin bir bedeli olmalı gerisini siz düşünün oldukça pahalı kısa mesafe bir yolculuk yapın sadece o izlenimi yaşamak için. Gri  ve sarı taksiler arasında ki farkı çözemedim hizmet aynı. Tabi ki de insanların yapısından dolayı oldukça kibar ve saygılılar. Fiyatları gayret uygun ama sarı taksilerin fiyatı daha da uygun.

Tren yolculuğu, Kore‘de şehirler arası yolcukta tercih edilen otobüslerden çok bu hızlı trenler. Bizde Seoul‘dan Busan‘a geçmek için bu hızlı trenleri kullandık oldukça konforlu geniş trenler yalnız fiyatta mesafeye göre çok da pahalı sayılmaz. Seoul-Busan arası 3.5 saat yaklaşık 150.000 won 130 dolar civarı.

IMG_5697_1

Kalacak Yer: Seoul‘de bütçenize göre düşük ve yüksek ücretli birçok otel, hostel ve apart daireler bulabilirsiniz. Şehrin ara sokaklarında çok uyguna hosteller bulunduğunu gördüm. Uçak ta tanıştığımız diğer Türk yolculardan ikisi bu hostellerde kalacaklardı sonrasında konuştuğumda hizmet bakımından oldukça menundular. Bu arada uçakda sadece 6 Türk vardı. Ben ise Ibıs Styles Otelde kaldım orta düzeyin üstü güzel bir otel, İstanbul’da da var biliyorsunuzdur. 5 gün 4 gece için 500 Euro civarında bir ücret ödedim (Kahvaltı Dahil). Benim Otelin en güzel yanı şehrin tam merkezinde metro istasyonun dibiniz de olmasıydı. Bu şekilde çoğu yere yürüyerek bile gidebildim. Otel hizmetinden oldukça memnun kaldım ayrıca çok güzel bir şehir manzaralı terası vardı. Gitmeyi düşünenlere tavsiye edebilirim.

Yiyecek İçecek: Evet, gelelim zurnanın zırt dediği yere. Kore ve Yemek nasılda birbirinden farklı iki kelime. Arkadaşlar uzak doğuya gitme gibi bir düşünceniz varsa ne kadar iddalı olursanız olun ben cesurum her şeyi yerim filan inanın yok öyle olmuyor bu işler. Kahvaltıda zeytin peynir olmaz mı ya ben ne çok seviyormuşum zeytin ve peyniri. Kore‘de yemek kültürü bizimkinden çok farklı ama bir Çin’de değil öyle hayvan kedi köpek filan yemiyorlar en azından sokakta satmıyorlar. Müthiş bir domuz ve domuz ürünleri var. Denizden babam çıksa yerim deriz ya işte bu kelime bizim için geçerli değil koreliler için geçerli. Denizden ne çıksa yiyorlar müthiş bir deniz ürünleri kültürleri var. Bizde bir gün deniz ürünleri yemek istedik helal diye bir restauranta gittik tabi resimlere bakıyoruz biz balık arıyoruz normal balık gibi balık. Hiç te öyle değil ama cins cins balıklar, bir kere bıyıksız balıkları yok adamların sonra yılan gibi embiyo gibi şeyler hiç bize göre değil yiyemedik doğrusu. Diğer yemekleri ise aşırı derecede baharatlı. aklınıza ne geliyorsa herşey baharatlı Mc Donalds mı KFC mi bunlarda ki menuler bile hep baharatlı. Şöyle söyleyim korenin tek kötü yanı bu baharat kokusu sokaklar buram buram kokuyor. İnsanlar öyle, solduğunuz havanın garip bir baharat kokusu var o derece. Ben sadece KFC, Mc Donalds ve Dominos Pizza ağırlık yemekler yedim bir de sabah kahvaltılarında yumurta ve kruvasan anlıcağınız artık yumurtlamak üzeredim tavuk ve tavuk ürünleri yemekten. Çok aşırı geleneksel ürün yemesemde üçüncü günün sonunda yataktan beni bir koku uyandırdı olamaz böyle birşey ama ya, diyorum bu ne kokuyor. Afedersiniz ama biraz terlemişim ve yastığım baharat kokuyor siz gerisini düşünün. Zaten İstanbula geri dönünce üç gün boyunca bu kokuyu aradım bu şehir neden kokmuyordu? Eğer türk yemeği yemek isterseniz Seoul‘de Türk lokantası var Kervan isimli üç tane dükkanları biri Kebap üzerine restoarnt birisi dönerci büfesi birde türk tatlıları sattıkları bir dükkandan üzere. Tabiki de burda ki lezzeti aramayın ama en azından helal deyip yiyorsunuz. Birde Seoul’de seyyar tezgahı olan Zafer var bu adamı bulup konuşmanızı isterim Seoul merkez de MyDeong istasyonu civarında maraş dondurması satıyor. Biz tanıştığımızda 3 aydır hiç türkçe konuşmuyordu gerisini siz düşünün yaklaşık 2 saatlik çok güzel bir muhabbetimiz oldu.

IMG_5546_1

Tarihi Yerler ve Müzeler: Kore de tarihi yer olarak benim en çok dikkatimi çeken yerler eskiden kalmış köyleri korudukları alanlar var bunların içinde köy evleri, sararlar, kaleler gibi tarihi simgelere var. Bu köylerin en güzel tarafı doğanın içinde bir uyum halinde kurulmuş ve günümüze kadar gelmiş olması. Ve gerçekten mimarı yapıları çok güzel bir sanat eseri adeta hepsi farklı ve canlı renkler kullanılmış sürekli. zaten, Seoul için renklerin şehri deniyor bu tarihi binalarda ki renkler modern yapıların mimarilerindeki ışıklandırmalarada yansımış. Benim bu tarihi yapılarda en çok ilgimi çeken ise çatı mimarileri oldu. Çatı mimarileri süslemeleri gerçekten görülmeye değer. Şehir merkezinde ise bir çok modern müzeler bulunmakta benim opera binası oldukça ilgimi çekmişti. modern müzelerini de gezmenizi tafsiye ederim. Son olarak Barış Müzesi dedikleri askeri müzeye gittik buraya gidince Türk olduğumdan bir kez daha gurur duydum. Müzeye girdiğiniz andan sizi sırasıyla ABD, İngiltere ve Türkiye Bayrağı karşılıyor. İçeride Türkçe basılmış broşürler bulabiliyorsunuz. Müzeyi gezerken bizleri unutmadıklarını her fırsatta söylüyorlar. Bu ilişki çok harika birşey inşallah bozulmaz.

IMG_5397

Eğlence Mekanları: Kore gece olunca bir anda herşey değişiyor şehir ap ayrı bir renk çümbüşüne büyünor. Insanların hemen hemen hepsi sokaklarda seyar satıcılar bir anda ortaya çıkıyor heryede seyyar bir şekilde bir şeyler satanlar yemek yapanlar müthiş bir hareketlilik başlıyor. Geceleri çok eğlenceli bir mekan daha sonra … Özellikle bu bölge bizim kadıköy gibi diyebiliriz. Heryerde üniversite düzeyinde gençler ve gençlerin takıldığı puplar cafeler barlar mevcut biz burda çok eğlenceli vakitler geçirdik sizlere de tafsiye ederim. Kore‘de karoake barlar çok meşhur durumda adım başı bir karoake bar bulabiliyorsunuz ama giremiyorsunuz. Veya biz giremedik en azından, ne zaman denediysek “Just Korean” kelimesini duyduk. Benim size tafsiyem kesinlikle Gangnam‘da bir gece geçirin. Bu konuya girmeyecektim ama özellikle Asya ülkelerine giden biz Türklerin ilk sorduğu sorudur Masaj Salonları. Evet niyeti olan erkekler için söylüyorum sokakta dolaşın yeter zaten her halinizden Koreli olmadığınız belli. O gözleri saklayamazsınız. O yüzden adım başı sizi ellerinde kataloglarla çevireceklerdir. Sizin için fiyatlarını öğrendim yanlış anlaşılmasın yalnızca sizin için; 80.000 won civarında yaklaşık 75 dolar.

Fatih’in Seoul Notları: Bir kere kafanızda gitmekle iligili bir düşünceniz varsa kesinlikle gitmelisiniz. Çünkü  şöyle bir düşünün, Turist kelimesinin anlamı nedir? İşte Seoul‘de bunu tam manasıyla öğreneceksiniz. Dilleriniz, Irklarınız, Kültürleriniz, Yemek ve Damak Zevkiniz, Aldığınız Eğitim, Yaşam Kaliteniz, Teknolojiniz ve Özellikle Gözlerinizin yabancı olduğu bir şehir. Yani siz bu şehir için tamamen yabancısınız. Tamamen Turistsiniz. Bu şehirde kaybolmanın keyfini çıkarın her manasıyla. Burda bir anımı anlatıcam, Biz İstanbul’da bir çinli gördük mü gözlerimizi çekeriz ya işte bunun tersini Kore‘de çocuklar bize yapıyor. Onlarda tam tersi sizi görünce gözlerini elleri ile sıkıştırıp aşağıya doğru eğiyorlar ve dönüp dönüp sizlere bakıyorlar. Çok orjinal değil mi?

Bir diğer konu insanlar çok saygılı ben böyle saygılı bir millet görmedim zaten suç oranı çok düşük bir ülke ve Türk olduğunuzu biliyorlarsa bu saygı inanın artıyor. Ben Kore‘de metroda biriyle tanıştığımda bana nereli olduğumu sordu. Ben cevap olarak Türk dediğim zaman, belki inan mıcaksınız ama başladı “Katibim” şarkısını söylemeye. Bir Koreliden, Üsküdara gider iken aldı da bir yağmur sözlerini duymak inanın çok keyifli bir duygu. Not: Koreliler 1950’lili yılarda bu şarkıyı batı sanat müziği diye almış ve radyolarda tvlerde çok çalınmış. O yüzden orta yaş grubu bir koreliden bu şarkıyı duyarsanız şaşırmayın.

IMG_5382_1

Kore ve Yemek gerçekten iki ayrı nokta. Benim size bu konuda tafsiyem kesinlikle Türkiyeden yanınıza bir şeyler götürün ve naneli sakızı unutmayın can kurtarıyor. Yoksa mide bulantısından duramazsınız. Kokuya da alışıcaksınız güvenin hatta İstanbula gelince özleyeceksiniz o kokuyu. Bir de, ben korelilerin sürekli şort terlik giymelerini moda sanırdım fakat öyle değilmiş. Bunu Muson yağmurlarına yakalanınca anladık her tarafımız sırıl sıklam anlatamam ve eşyalarınız kurumuyor müthiş bir nem. Sonra, insanları gözlemledik herkes sort terlik üstü uzun başında şemsiye yağmur bacaktan aşağı akıyor ve gidiyor işte o zaman olayı çözdük. Hemen bir şort terlik ve şemsiye aldık hayatımız kurtuldu.

Kore; Siz gidince de bu deneyimi yaşayacaksınız tam bir küçük Amerika. Her yönüyle Amerikan empeyalizmin etkisini görebiliyorsunuz. Eee adamlar boşuna 14 bin asker milyonlarca dolarlar göndermemişler. Okul servisleri, İtfaiye ve Polis sistemlerinden tutun. Marketlere, Alış Veriş mekanlarına, Ünlü markalarına ve Sporlarına kadar, herşey amerika. Gerçi bizde öyle değilmiyiz buda tartışılır. En sevdikleri spor amerikan futbolu, beyzbol gerisini siz düşünün.

Evet, daha anlatılacak çok şey olmasına rağmen benden bu kadar. Gerisini siz yaşayın ve keyfini çıkarın size iyi Seoul günleri diliyorum. Ve son kez naneli sakız diyorum.

Aşağıda ki albümde kendi çekimlerinden oluşan Güney Kore – Seoul fotoğraflarımı bulabilirsiniz…

2016 Seul - Özel

Bir Cevap Yazın